Tezhibli Sayfalar ve Süsleme Unsurları

Zahriye Sayfaları

Arapça’da zahr sırt, arka anlamına gelir. Zahriye ise sırtlık demektir. Bulunduğu yer itibariyle bu ismi almıştır. Yazma kitaplarda esas metnin başladığı ilk sayfanın bir önceki sayfasında, temellük veya vakıf kaydı bulunan, çoğunlukla tezhipli ve bazen de boş sayfalara verilen isimdir. Zahriyeler devirlere göre değişiklik gösterir. Fatih devri kitaplarında zahriyeler çift sayfa iken 16. yüzyılda tek sayfadır. Fakat plân ve tezyinat itibari ile son derece güzel örnekleri mevcuttur.

Serlevha

Zahriye sayfasından sonra en yoğun bezemenin bulunduğu yazılı sayfalara serlevha adı verilir. Serlevhalar karşılıklı iki sayfadan oluşur ve simetriktir. Genellikle Fatiha Suresi ve Bakara Suresi’nin yer aldığı sayfalar, edebi metinlerde ise eserin ilk sayfalarıdır. 

İlk sağ sayfada başlayan metin kısmının üstüne tezhib yapılıyorsa bu sayfaya unvan sayfası denir.  Serlevhaların tezhip sanatı açısından önemi büyüktür. Kuran-ı Kerim’lerin en çok tezhip bulunan sayfaları serlevhalardır. 16. yüzyıl Kur’an’larında serlevhalar, tezhip sanatımızın zirvesini yansıtır.

Kullanılan renkler, klâsik devir tezhib renklerini de en iyi şekilde yansıtır. Formlar ise çok çeşitli şekilde kullanılmış olup rûmî, bulut motifleri yanında natüralist üslûpta yapılmış çiçeklerle oluşturulur. Serlevhalar genellikle dikdörtgen formunu muhafaza eder.

Dibâce

Esere giriş, önsöz bölümüdür. Burada müellif sebeb-i telif kısmında eseri niçin yazdığını, eserin adını, tarihini ve kendi adını bildirir.

Sure Başı (Fasıl Başı)

Kur'an-ı Kerim’lerdeki sure başlarına veya kitaplardaki bahis başlarına yapılan süslemelere, sure başı veya fasıl başı denilmektedir. Mushaflarda sure başları genellikle serlevha sayfasından sonra gelir ve kubbeli taç şeklinde olup üst taraflarında tığ denilen, dolu zeminde, boşluğa geçişinde gözü rahatlatan süslemeler bulunur.

Kubbeli formların yanında, dikdörtgen formlu şekil ve kompozisyonlarda tezyin edilmiş sure başlarında, genellikle surenin ismi bulunur. Sure isimleri ise beyaz renkle ve çoğu kez altın üzerine yazılır.

Hatime Sayfası (Ketebe Sayfası)

Yazma kitaplarda müellifin eseri bitirdikten sonra dualar yazdığı, eserin hattatını, varsa müzehhibini belirttiği son sayfadır. Hatime sayfaları da devirlere göre değişiklik gösterir, ayrıca bu değişiklik, sanatkârın zevkine göre de çeşitlidir.

Hâşiye

Sayfaların cetvelle çevrilmiş metin kısmı dışında kalan kenarlarına hâşiye (pervaz, çerçeve) denir. Çoğu eserde boş olan hâşiyeler özel yazmalarda hafif halkâr veya zerefşan ile süslenmiştir.

Şemse

Yazma eser tezhiplerinde sık görülen dairevî şekildeki formlara, güneşe benzediği için şemse adı verilmiştir. Özellikle zahriye sayfalarında yer alan şemseler farklı tasarımları ile ön plâna çıkar. Şemseler Selçuklu ve Osmanlı’da kullanılmış olup günümüze kadar ulaşmıştır.

Gül

Yazma kitapların sahife kenarlarında bulunan, çevresi tezhiplenmiş, ortası boş bırakılmış, yuvarlak motiflerdir. Daha çok Kur’an-ı Kerim’lerin kenarlarına uygulanır. Güllerin ortalarına neye işaret ettiğine dair ifadeler yazılır. Çok çeşitli tarzda örnekleri görülen güllere; vakıf, vakfe, secde, hizib, sure, aşer gülü, cüz gülü gibi isimler verilir. Secde gülü, secde edilecek ayetlerin hizasına konur. Hizib gülü her beş sahifede bir, cüz gülü her yirmi sahifede bir ve sure gülü de her surenin başına konur.

Durak

Müzehheb çiçeklere verilen addır. Bunlar kitap süslemesinde genellikle ayetlerin başlarına veya sonlarına konulduğu için bu adı almıştır. Vakfe olarak da bilinir. Bir mushafta 6666 tane ayet bulunduğu için duraklar zengin örneklere sahiptir.

Devirlere göre farklılık gösterir. Yapıldıkları şekillere göre isim alırlar. Mücevher nokta, geometrik olarak işlenenlerdir. Şeşhane nokta daire formunda altı parçaya bölünmüştür. Üç yapraklılara seberk, beş yapraklı duraklara pençberk denilir. Helezon durak, iki helezonun iç içe geçmesiyle elde edilen duraktır. Muntazam biçimde yaprak formlarından yapılmış yuvarlaklar da yaprak nokta ismini alır. Altın zemin üzerine altınla yapılan noktalara ise zerendezer nokta denir.

Koltuk

Genellikle nesih ve hurde ta’lîk hatla yazılmış metinlerin iki tarafında yer alan küçük, dikdörtgen, kare, üçgen yahut muska şeklindeki alanlara koltuk denir. Bu bölümlerin süslemeleri simetrik olarak tasarlanır, ancak simetrik olmayan örnekler de mevcuttur.

Cetvel

Yazma eserlerin metin kısmını çerçevelemek ve farklı süsleme alanları belirlemek üzere genellikle siyah ve kırmızı mürekkeple veya altın yaldız, lacivert, yeşil ile ya da çok renkli olarak çizilen çizgilere cetvel denir.

Eski yazmalar arasında hiç cetvel kullanılmayan örnekler de vardır. Bunların yanında tezhipli yazmalarda metin ve bordürlerin çevreleri inceli kalınlı ve ustaca çizilmiş çok sayıda cetvel ile zenginleştirilmiştir.

Beyne’s-sutur

Özellikle serlevhalarda rastlanan ve Selçuklu Dönemi’nde çok sık görülen satır arası süslemelerinde harflerin arasında kalan boş kısımlar çok ince olarak motiflerle bezenir. Bazı uygulamalarda satırların etrafı dendanlarla çevrelenir, boşluklar altınlanıp mührelenir.

Bordür

Sınır belirleyen şerit şeklindeki bezeme unsurudur. Alanı çevreleyen, bölen ve kompozisyona bir düzenleme getiren bordürler her türlü sanat eserinde ve yazmalarda sıklıkla kullanılmıştır. Bordürler genellikle metnin etrafını çevreler.

Köşebent

Köşe formunda düzenlenen kompozisyonlara köşe bordürü adı verilir. Köşebentler genellikle birbirlerinin aynı olarak şemse şeklinde düzenlenmiş tasarımların dört köşesinde yer alır. Üçgen formunda düzenlenen köşebentler dendanlarla hareketlendirilir.