Çini Sanatında Üslup ve Sanatkarlar

Babanakkaş Üslûbu

Bu gruplar içinde en karakteristik ve etkisini kendinden sonraki uslûb gruplarında da hissettiren Babanakkaş üslûbu mavi beyaz üretiminin ilk grubu olarak belirlidir.

Üslûba ait seramiklerin en erken  örnekleri Fatih Sultan Mehmed dönemine tarihlenir. Sanat düzeyinin zirveye  ulaştığı bu dönemde saray sanatçılarının önde gelen isimlerinden biri Babanakkaş’tır. Başlangıç  dönemi olarak da adlandırılan bu devirde yoğun, kesintisiz kompozisyon alanlarının ince cetveller dışında beyaz alan bırakılmaksızın düzenlendiği bezeme anlayışı hakimdir.

Desen oluşumunda genellikle hatayî üslûbu motiflerle birlikte yer alan rumî motifler yoğun planlama gerektiren sistemli girift düzenlemeleri ile dikkat çeker. Babanakkaş üslûbunda motifler; kendi üstlerine dönen yaprak biçimleri ve üç boyutlu görüntü veren çizimleri ile yeni ve farklı bir ifade tarzı sergiler.

Hatayî , rumî, bulut tarzı motifler, geometrik ögeler ve yazı çeşitlerinin kullanıldığı Babanakkaş seramiklerinin bezemesinde en belirgin özellik motiflerin  yuvarlak hatlı ve bombeli çizilmesidir.

Saz Üslûbu

XVI. ve XVII. yy.  ortalarına kadar sürdürüldüğü düşünülen bu üslûp dönemi de sanatçıların mürekkep ile yapmış oldukları resimlere dayandırılmaktadır. Üslûbun ana motifleri kıvrık sivri uçlu hançer formundaki yapraklarla hatayî çeşitlemeleridir. Kırık ve birbirini delerek geçen bol dilimli şekilleri ile Osmanlı süsleme sanatının son dönemlerine kadar bütün bezeme alanlarında uygulandığı görülür. Özellikle sırt çizgisi kalın çekilmiş iri kıvrık yaprak motifi XVI.yy. ilk çeyreği başlarında İstanbul sarayının Ehl-i Hiref teşkilatına girmiş olan ressam Şahkulu’nun yorumu ile oluşmuştur. Tezhip sanatında da üstat olan Şahkulu’nun yetiştirdiği en değerli müzehhibin Karamemi olduğu bilinmektedir.

Natüralist Üslûp

XVI. yy. da Kanuni devrinde sarayın sernakkaşı Karamemi tarafından bu üslûbun ortaya çıkarıldığı bilinir. Bu dönemde bahçe çiçekleri ile beraber bahar dalları ve servi ağacıda çok sık karşılaştığımız motiflerdendir. Üslûplaştırılmış olmalarına rağmen karakterlerini kaybetmeyen bu çiçekler ayrı isimleriyle desen içinde fark edilirler. Bu özelliği sebebiyle kompozisyon içinde yarı üslûblaştırılmış çiçekler kullanılırken her biri kendi sapı ve kendi yaprağı ile çizilmiştir.

Muhibbi Divanı’nı tezhibleyen Karamemi yeni bir üslup ortaya koyarken sanatının ana kaidelerini zorlayan hatta bazen bozan kendine has uygulamalar,yorumlar meydana getiren bir sanatkardır.

Hatayî Üslûbu

Osmanlı tezyinatının en yaygın bezeme unsuru olup, çeşitli bitkilerin sap,yaprak ve çiçeklerinin üsluplaştırılması ile meydana getirilmiştir. Nebati grubu motiflerin en yaygın şeklini hatayi üslubu oluşturur.

Ana vatanı Doğu Türkistan Uygur bölgesi olup Anadolu'ya kadar ulaşmış,farklı coğrafyalara yayılarak değişik zaman dilimlerinde farklı kimlikler kazanmıştır.

Örneklerin hangi bitkilerden ilham alınarak üsluplaştırıldığı bilinmemektedir. Bu konu üzerine çeşitli bitki türleri ve çiçek isimlerini gösteren araştırmalar vardır.

Günümüzde deseni oluşturan nakışlar, çiçeklerin gonca ve açılmış hallerine,duruş ve ifade şekillerine göre; hatayi, penç gonca,gül ve berk/yaprak gibi alt sınıflarla isimlendirilir.Kompozisyonun başlangıç noktası serberkten çıkan helezoni kıvrımlı dalların gelişmesi ile meydana gelmektedir.Gövdeyi oluştura sapın çıplaklığı ve kesişme noktalarını örtmek veya ayrım noktalarını oluşturmak için yaprak kullanılmıştır.Hatayi üslubu bezemeleri yanlış başına kompozisyon oluşturulduğu gibi rumi,bulut ve benzeri diğer üsluplarla birlikte de kullanılabilir.

Haliç İşi Üslûbu

Haliçte yapıldığı düşünüldüğünden “Haliç işi” olarak adlandırılan bir grup mavi beyaz çini desen; beyaz, ince sarmal dallar üzerinde, çengel gibi yaprakları helozonik  biçimdedir.

Mimari eserlerde ender rastlanılan bu üslûba daha çok evâni gruplar içerisinde rastlanmaktadır.

Çalışmadaki desenin yoğunluğuna göre zeminden veya üzerindeki şekilden çizime başlanır. Zemindeki küçük desenler mavi tahrir boyası ile yapılır. Bir kompozisyonda iç içe dolanmış bir çok halka şeklinde algılanan haliç çalışmalar özellikle büyük formlarda dikkat çekmektedir.

Mavi-Beyaz Grubu

İznik seramik  üretiminin en kaliteli örnekleri  beyaz  hamurlu seramiklerle karşımıza çıkmaya başlamıştır. Bunlar mavi rengin hakim olduğu, sır altı boyama tekniğinde bezemenin yapıldığı çinilerdir.

Mavi-Beyaz  üslupta boyama tahrirli ve tahrirsiz boyama olmak üzere iki tarzda yapılmıştır. Tahrirli boyama tekniğinde motiflerin dış hatları ince tahrirlerle belirlenerek içleri yine aynı renkle boyanmıştır.

Turkuazın Osmanlı çini bezemesinde görülmeye başlamasıyla beyaz hamurlu seramiklerde çok renkliliğe doğru ilk adımlar atılmıştır. Mavi-Beyaz teknik içinde ele alınan ancak mavi rengin yanı sıra farklı bir rengin de bezemede kullanıldığı bu grupta mavi renk yine ana rengi oluşturmuş, diğer renk çok az kullanılmıştır.

Şam İşi

Beyaz hamurlu, çok renkli İznik, Osmanlı seramiklerinin ilk önemli grubunu oluşturmaktadır. Mavi-Beyaz grupta iki renk, bezemede birlikte kullanılmaya başlamış bu grupta ise renkte çeşitlilik artarak mavi, turkuaz, yeşil, manganez moru ve siyah bezemede belli başlı renkler olmuştur.

Benzer çinilerin Şam’daki yapılarda bulunmasından dolayı orada üretildiği düşünülen ve Şam işi denilen bu grup narlı, enginarlı ve ağaçlı tabaklar olarak da adlandırılmaktadır. Bu seramik grubuyla Osmanlı seramik sanatında artık çok renkli seramik üretimine geçilmiş daha sonraki dönemlerde kullanılan renklerde çeşitlilik artmıştır.

Milet İşi

Osmanlı seramikleri arasında erken Osmanlı olarak adlandırılan kırmızı hamurlu seramikler en yaygın gruplardan birini oluşturmaktadır. Seramiklerin iç yüzeyi ince beyazımsı krem renkli astarla tamamen kaplanmıştır. Sır, genelde iç yüzeyde renksiz ince ve temizdir. Dış yüzeye renksiz veya yeşil renkli şeffaf sırlar uygulanmıştır.

Milet İşi seramiklerin bezemesinde geometrik çiçek, rozet, yaprak, rumî, kırık dallar, yıldız, altıgen helezon, balık, kuş gibi figürlü; dalga, kaya, inci dizisi gibi nesneli motiflerin kullanıldığı görülmektedir.

Kendi içinde çok çeşitlilik gösteren Milet İşi seramikler önce kullanılan renklere göre; tek renk boyama; iki renkli boyama; boyama-kazıma olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.